SOYA

by Aybak Tarım
Gösterim: 3386

Soya (Glycine max), baklagiller (Fabaceae) familyasından 1 - 1,5 m boyunda, kısmen sarılıcı, dallanmış, bir yıllık, Çin ve Japonya'da geniş ölçüde ziraati yapılan bir bitki. Dünya'nın başka yerlerine de dağılıp değer kazanması 20. yüzyıl'da gerçekleşmiştir. Tohumlarından sıvı yağ ve margarin hâlinde kullanılan yemeklik bir yağ çıkarılır. Tohumlarının (tanelerinin) rengi yeşilin değişik tonlarından siyah, sarı ya da kahverengine varabilen alacalı renkte olabilir.

Ülkemizde pazara sunulan soyanın %99'u genetiğiyle oynanmış ürünlerdir. Kullanım amacı çoğunlukla ürünlerin maliyetini düşürmek olduğundan, çeşitli sektörlerdeki (et ürünleri, unlu ürünler, şekerli gıdalar vb.) üreticiler ya soyanın sağlığa zararlarını bilmemekte, ya da umursamamaktadırlar. Sucuk gibi ürünlerde soya proteini, ekmek ürünlerinde soya unu, neredeyse tüm hazır gıdalarda emülgatör olarak soya lesitini kullanılmaktadır. Çoğu firma soya kullanıldığını bile etiketlerinde belirtmezken, yine çoğu da kullandığı soyanın genetiğiyle oynanıp oynanmadığından bahsetmemektedir. Bitkinin yaprakları üç yaprakçıklı, yaprakçıklar oval şekilli ve sivri uçludur. Çiçekler sarımsı veya menekşe renklidir. Meyveleri biraz kıvrık, tüylü ve 2 - 5 tohumludur. Tohumlar küre şeklinde, beyaz renkli olup, bir yanında siyah bir leke vardır. Soya fasulyesinin tarımı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve şeker fabrikalarının teşvikiyle memleketimizde yapılmaya başlanmıştır. 1982 yılında Bakanlar Kurulu kararnamesiyle konu ele alınmış, üreticiye teminat verilmiştir. Yağ ve protein bakımından zengin olan soya tarımıyla, memleketimizdeki besin açığını kapatmak ve tarım sektörüne katkıda bulunmak bakımından soya önemli bir endüstri bitkisidir. Ülkemizde hızla artan soya tüketimi ise yıllık 250,000 tona varıp, en çok Adana'da yetiştirilir. Soyanın yetiştiği iklim, mısırınki gibidir. Kısa gün bitkisi olup, uzun günlere karşı hassastır. Kurak ve dona karşı fasulye ve bezelyeye göre daha dayanıklıdır. Her çeşit toprakta yetişir, fakat en iyi verim kumlu-killi toprakta elde edilir. Yetiştirilme tarzı fasulyeye benzer. Nisan ayında ana ürün, hazirana doğru ise, sulak tarlalarda ikinci ürün olarak ekilen soyanın hasadı yapıldıktan sonra, tarlada zengin besin maddeleri kalır. Yetiştirildiği toprağa azot ilave etmektedir. Böylece toprağın kuvvetini artırmaktadır. Akabinde ekilebilecek hububat, pamuk, yer fıstığı, çeltik, susam vb. gibi ikinci bir üründen daha da fazla verim elde edilir. Yani ikinci ürünün verimindeki soya artıkları sebebiyle meydana gelen artış ek gelir kaynağıdır. Soya hasadının tam zamanında yapılması çok önemlidir. Erken hasat buruşmaya, geç hasat ise meyvelerin dökülmesine sebep olur. Elde edilen soyanın önemli bir sanayi ürünü olarak hem iç hem de dış piyasada alıcısı çoktur.

Kullanıldığı yerler

Çin'de 5.000 seneden beri soya, gerek gıda maddesi, gerekse çeşitli ürünlerin eldesinde kullanılmaktadır. Tarihine bakılırsa, soya fasulyesinin doğu mutfağında oldukça önemli bir yeri olduğu görülür. Yaklaşık 5.000 yıl önce Doğu Asya ovalarında keşfedilen soya Asya halkının beslenme alışkanlığında devrim yaratmıştır. Batı ülkelerinde soyanın önem kazanması ise 20. yüzyılda başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında protein ve yağ teminindeki yetersizlikler soya fasulyesinin gıda olarak önemini artırmıştır. Günümüzde de ABD başta olmak üzere çeşitli ülkelerde tüketilmektedir. Kısmen soya unundan yapılmış ekmekle, soya yağından yapılmış tereyağı birçok sofrada kabul görmektedir. Soya filizleriyle süslenmiş yeşil salata çok miktarda C vitamini ihtiva eder. Bu sayede, taze sebze ve meyve noksanlığından meydana çıkan Saurvy hastalığını önlemektedir.[kaynak belirtilmeli] Soya fasulyesi ayrıca, B1 ve B2 vitaminleriyle E ve K vitaminlerini de ihtiva eder. Bilhassa Pelegra hastalığına karşı Niacin maddesince zengindir. İnsan vücudunun her gün tüketmek zorunda olduğu madeni tuzlar bakımından da zengin bir gıdadır. Kemiklerin teşekkülünde büyük rol oynayan kalsiyum, soya fasulyesinde süte nispeten iki mislidir. Buna ilaveten bol miktarda fosfor, demir, bakır, manganez, potasyum ve sodyum ihtiva eder. Soya fasulyesi, protein bakımından da zengin bir gıda maddesidir. 453 gramlık soya ununda 31 yumurtanın, 6 büyük şişe sütün veya 900 gramlık kemiksiz etin ihtiva ettiği kadar protein bulunduğu laboratuvar deneyleriyle tespit edilmiştir.[kaynak belirtilmeli] Geliştirilen tekniklerle günümüzde soya fasulyesinden krem renginde un elde edilmektedir. Bu un bilhassa pasta, bisküvi, kurabiye, dondurma, şekerleme imalatında büyük miktarda kullanılmakta, bebek mamalarında da rağbet görmektedir. Yarı yarıya soya unundan yapılmış makarnalar, şehriyeler, hamur tatlıları, çeşitli ülke sofralarını süslemeye devam etmektedir. Soya fasulyesi hem insanlar hem de çiftlik hayvanları için besleyici bir gıda maddesidir. Soya yağı birçok ailenin salata yağı ve kızartma yağı olarak kullandığı bir madde halini almıştır. Esas itibarıyla soya yağı boyacılıkta ve cila yapmakta kullanılmaktadır. Soya fasulyesi kırmaları da hayvan gıdaları arasında mühim bir yer işgal eder. Bazı üniversitelerde soya fasulyesinin suyu bir nevi süt gibi kullanılarak peynir elde edilmekte, hayvan beslenmesinin güç olduğu memleketlerde süt yerine bu fasulye suyunun kullanılması teşvik edilmektedir.[kaynak belirtilmeli] Henry Ford, otomobillerin tokmaklarının düğmelerini soya fasulyesinden imal etmiştir. Sarı altın, hatta asrın bitkisi olarak da adlandırılan soyanın pek çok kullanım alanı vardır. Bunların başlıcaları, süt, yoğurt, peynir, dondurma, dondurma külahı, pasta, hayvan yemi, yeşil gübre, ilaç, boya, kâğıt, kemiksiz et, kahve, salça, sabun, plastik maddeler, lastik, alkol, yağ, margarin, soya unu, ekmek, makarna, tarhana, leblebi, çocuk maması vb.dir.

Soya satış fiyatını öğrenmek için lütfen tıklayınız.